Çizimlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çizimlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ara 2015

Halloween Cizimleri

 Halloween cizimlerimle devam edeyim. Cizimlerin buyuk cugunlugunu Letraset Promarkers ile yaptim. Acikcasi en severek kullandigim markerlar onlar, deli gibi topluyorum.  Bu sene pumpkin spice latte yapamadigimdan cizdim. Starbucksta diyeti delip ictim ama hic yapmasaydim keske o hareketi begenmefim. Kendim yapsam cok ozenirdim, ondan hayal kirikliligi yaratti bende. 

Derwent'in Graphik kalemlerini onermiyorum, aninda bitiyor. Simdi Micron'un setini kullaniyorum, biraz tuzlu ama cok basarili. 



Nasillar, cok severek cizdim bunlari ^^

2 Ara 2015

Eğlenceli Çizimler


Çizim yapmaya tekrar başladım. Resmen beni şu ülkede hayata bağlayan tek şey denebilir. Boyalar, başka dünyalara gidince hayat renkleniyor gibi. 

Bu çizimleri Faber Castell'in Eğlenceli kalemleriyle yaptım. Çok aşırı verim aldığım söylenemez ama onların da olması işime yarıyor. İyi tarafı diğer markerlar gibi arkaya geçirmiyor. Şu moda olan boyama kitapları ile kullanılması için biçilmiş kaftan. 
Bir de kesem için tehlikeli ama aşırı derecede marker bağımlısı oldum çıktım. Bide ben çizdikçe, aldıkça çevremdekilerin de bana almaya başlaması güzel oldu. Hiç hayır diyemeyeceğim, çok seviyorum. En çok istediğim ve kimse almazsa doğum günümde kendime hediye olarak alacağım Chameleon Markers. Harikalar ya gördükçe bayılıyorum, onlar en en istediklerim. 

Faber Castell'in ayrıca Pitt Artist setlerinden nude skin tones'u beğendim hatta baya kullandım. Zaten boya olarak en çok kullandığım o tonlar. Çocukken de pastel boyalarda ten rengi varsa zenginlik belirtisi sayılırdı asshfj ben bu ara baya zengin olabilirim hep o tonlarla işim var :)








11 Mar 2015

Berkin...


"So let me go
I don't wanna be your hero
I don't wanna be a big man
I just wanna fight like everyone else"



Family of the Year - Hero

28 Şub 2015

Bluebird





Jo Jung Hee - Blue Bird


If I were a blue bird, I could sing a song 
for you it’s just for you 

 (Singing like a bird for your lonely heart)

Merhaba uzun zamandır hiç yazamıyorum. Çok şey olmasına, meleklere, küçük mavi kuşlara inanmama rağmen neden yazmadığımı bilmiyorum. Mavi kuş demişken doğum günümde bu çizimi hediye ettim kendime. Sonra Zey'e verecektim de o unuttun ben unuttum kaldı öyle.

Şarkı Angel Eyes dizisinin Ost'undan. Harika gerçekten. 

Bugün bir anda geçmiş doğum günümü yazasım geldi. Çünkü çok güzeldi. İnsanlar benim için özenmişlerdi, hazırlık yapmışlar, mutlu olayım diye uğraştılar. 

Mutlu oldum. Zaten insan sevdikleriyle hep mutlu olur. 


Zey'im benim için bu harika pastayı yapmış. Kendi sevmediği halde ben seviyorum diye damla sakızlı vanilya koymuş kremasına. ♥

Hayatıma ışık olsun diye deniz feneri ve kupa manyağı olduğum için mavi elbiseli kızı unutmamış. Çorbalarımı içiyorum bununla. Ayrıca kutuya bayıldığımı eklemeden edemiyorum ♥


Teyzemde elceğizleriyle bu aşçı önlüğü ve şapkasını dikti. Nasıl güzel değil mi?
Takmaya kıyamıyorum. 

O gün üç pastam vardı. Sevdiklerim kutladı, çok güldük. 
Benim sadece isteğim artık dileklerimin olması. Olacak gibi olup, sonra her şeyin aynı devam etmesi canımı çok yakıyor. Diğer insanların kolayca yaptığı şeyleri yapamıyor olmak öyle zorluyor ki. Nil'in Havuz Problemi şarkısında dediği gibi "zamanin kizlari baliklama atlama diyemiyorum ayaklari cirptikca onlarin sanki boguluyorum" 
Zaten o şarkı direkt özetim.


Umarım bu yaş güzel ve uğurlu gelir.


10 Oca 2015

Merida


Brave'i ilk izlediğimden beridir bayılır ve bunun cosplayini yapmam lazım derim. 
Bu sene baharda gelecek!
Merida karakterini o kadar seviyorum ki, yanaklarını sıktırasım geliyor :)

Yapacağım kostüm bir uzun dümdüz elbise, bir de kısa elbise olacak. 
Hem normal Merida, hem de orjinal ortaçağ kostümü olacak. 
Peruğu kendim yapacağım. O nasıl olacak derseniz en iyi kostümü yapanlar hep 3 peruk birleştirmişler. Normal satılan peruklar cidden az geldi bana da. Merida'nın über yoğun kıvırcık saçları var. 
Yavaş yavaş makyaj denemelerine başlayıp, orjinal kızıl olmaya çalıştım. Bence başarılı oldu cidden. 
Bakalım nasıl bir Meridacık olacağım :) 


8 Oca 2015

Başlıksız





Bu aralar sıkılıyorum.
İnsanlardan, dünyadan vs o kadar yıldım ki.
Bir tek deli gibi üşüsem de kar'ın yağması musmutlu etti beni. Kar yağınca bütün dünyayı güzelmiş gibi göstermesi, sesleri yutması falan tam bana göre.

Lakin saçlarım cadıdan hallice, berbat boyası geldi. Dünyaya bakınca saf kötülük görüyorum. Kar eriyip bitiyor. 

Sabah facebookta gezinirken geçen Orta dünya ile ilgili yazdığım bir yazıya, birinin günler önce -özetle bişeyden anlamaz beyinsiz trollsünüz- tarzı yazdığını görüyorum. Yazdığım şeyin ne kadar doğru olduğunu ispatlıyor. Yazdığım şey de 3 ayda Tolkien'den iyi kitap yazarım diyen bir ekşi sözlük yorumunu eleştirdiğim bir yazıydı. Aynı zamanda Peter Jackson'a çok yüklenildiğinde dem vurdum falan. İşte ondan dolayı ne trollüğüm kalmış ne cahilliğim. Zaten bu ara moda PJ'a sayıp sövmek. 

Ya Hobbit zamanı yurt dışında takip ettiğim kişilere baktığımda hepsinde bir bayram mutluluk ve hüzün vardi. Kendilerini o havaya kaptırmalar falan. The Last Goodbye'yı gözlerimiz dola dola izledik (halen öyle)
Bizde de daha filmi izlemeden kesin berbattır cümleleri kuruluyordu. O sinemalara kesin kotu diyerek gidildi. Hayır anlamıyorum her şeyi bu kadar büyük istiyoruz ve sonra hayal kırıklılığına uğruyoruz, neden mutlu olmaya hiç çalışmıyoruz. Bu sene ayni şeyi Star Wars için yapacaklar. Hani herkes her şeyi beğenmek zorunda değil ona da tamam da sevip beğenenleri aşağılamak niye?

Peki neden aynı ukalalık GOT yaşanmadı?
Ben geçen sezon -ki en iyi sezonuydu- bir dönem bırakma, izlememe noktasına geldim. Dizinin en önemli son iki bölümünü günler sonra izledim. Neden mi? İlk bölümlerde (neredeyse 3-4 bölüm) full kadın tecavüzü vardı ve bir süre sonra bu ne yaaa demeye başlamıştık. Yurt dışında çok eleştirildi bu durum, forumlarda falan baya konu oldu. Peki bizim ukalalar o zaman ne derdindeydi
"uuu abi herkesler sapır sapır ölüyor!"
"getti getti oberyn getti!"
Bunları burnu havada engin bilgileriyle eleştirmediler bile. Adam kitabı okuyana bile spoiler veriyordu ama çok umursamadılar. Ben bu konudan rahatsız çok az kişi gördüm. Ama sesimi çıkarmadım banane isteyen istediği gibi izler. Ki seriyi de deliler gibi seviyorum.

Sonra Pariste yaşanan korkunç olaya verilen tepkilere şaşıranlara şaşırıyorum. Bu kültür içimizde var, aklı selim diyeceğimiz kişilerde bile. Daha biz aynı fikri paylaşmadığımız insanları ezip aşağılama olayında iken onlar nasıl böyle düşünür diyebiliriz ki? Dün bir sinema yazarı arkadaşımla bu konuyu tartıştık. Neden hiç konuşmuyorsun bu konularla ilgili kendi dünyanda yaşıyorsun görmüyorsun bile dedi. Bende çekiniyorum sizinle konuşmaya mutlaka " sen bişey bilmezsin" moduna giriliyor geriliyorum dedim.

Evet direkt öyle kore dizisi izlediğimi söyleyince insanlar dalga geçiyor, Hobbiti ve Pj sevdiğimi duyanlar troll diyor işte. Ondan sonra Gamze kendi dünyasında yaşıyor oluyor. İnsanlarla gerekmedikçe muhatap olmuyorum, çok az kişi ile yakın olabiliyorum. Bu dünyanın gittikçe çivisi çıkıyor, herkes mutlaka karşısındakine fikrini kabul ettirmeye çalışıyor, asla değişmem sen değişeceksin, hatta dün olan menfur olaydan görüyoruz ki, değişmeyeceksen ölüme davetiye çıkarırsan, böyle ölürsün diyor.


Çok üzücü.


Onun için yine kendi dünyama çekiliyorum.

Orada kitaplarım, müziklerim, özel gördüğüm günler, Orta Dünya, masal dünyasında sevdiklerimle mutluyum. Ara sıra gerçek dünyaya bakıyorum ve gerisin geri kaçıyorum. Çünkü insanlar mutsuz, hadsiz ve saldıracak yer arıyor.

Ayrıca Pariste yaşanan o olay ve ölen insanlar için çok üzgünüm. İnsanlığın geldiği nokta bu.

#JeSuisCharlie

26 Ara 2014

Wishlist



Bu yıl öyle böyle bitiyor. Nasıl geçti derseniz orta şekerli diyebilirim. Bol hayal dünyasına kaçmalı. Çünkü artık ciddi anlamda insanlardan, hayattan, her şeyden yoruldum. 

Bazen her şey çok benim dışımda yaşanıyor gibi hissediyorum. Uyum sağlayamıyorum, diğer insanlar gibi evleneyim diye düşünemiyorum. Hatta bir adam benimle ciddileşse öff böyle konuşmasana bak şu film çok güzel, bildiğin iyi film, şarkı varsa söylesene diye diye kaçırıyorum. Çünkü aşklı şeylerle hiç alakam yok. Sevsem, aşık olsam bile bunu nasıl yaşayacağımı bilmiyorum. 

Hakikaten diğer insanlar nasıl yapıyorsunuz bunu? 

Bu sene istediğim çoğu şey oldu olmadı. Yine Prag yalan oldu ve bu seneki Wishlistimin tepesinde. Baktım geçen seneki isteklerime unutmuşum onları. Victoria Frances Favole'leri alaydım bari. Bu sene kesin alacağım!

Yine bol kitaap! Ama bu sene ciddi anlamda bir kitap okuma programı yapacağım. Okumayı çok istediğim kitaplar var. Bu sene zaten az kitap okudum. Cidden az. Lakin GR kitap kotamı baya yüksek tutmayı planlıyorum. 

Bol çizim yapacağım. Bu çizimi çok sevdim ama. Kartpostal yaptırmayı planlıyorum. Yeni yıl zamanı Postcrossing ile yollarım birilerine. Bide yine kartpostal olayına uygun birkaç çizim yapayım diyorum. Bastırıp postcrossing ile yollarım, dünyayı gezer çizimlerim :) 
Genelde mavi saçlı bir kız çiziyorum bu aralar, öyle çizersem şayet gerçekten gezmiş gibi olurum eheh 

Bu sene cidden aşkı yaşamak istiyorum. Yani sevdiğini belli eden biri karşıma çıksın artık yetti. 
Acaba? sorusundan çok yoruldum. 

Bu yıl Oscarlık filmlerin hepsini izleyeceğim. Geçen sene izlemediğim için, Oscar törenini de izlememiştim zevki olmaz diye. 

Bu sene artık cidden zayıflayacağım. Çünkü giymek istediğim çok elbise var. Mesela cosplay yapamıyorum sırf o yüzden. Aslında yapılır ama ben çok detaycı ve mükemmeliyetçiyim. Kılı kırk yararak iş yapıyorum. Mesela Elsa olacaktım ama kilo veremeyince kaldı. Tombiş Elsa mı olur ya askdkf

Gene çok şey istememişim ee daha ne isteyeyim kitaplar olsun hayal dünyam ve Prag olsun sevdiğim kişi olsun yiter be :)) 


Facebooktaki yıl şeysini bir çoğunun aksine ben sevdim. 
Çok şirin geçmiş gördüm de. Hep kutlama, zaten hayatımız kutlama.


Bu sene hiç planlamadan birden yaptıklarım;

Birini hayatımdan çıkardım (iyi mi, kötü mü oldu pek halen çözemedim stalkır oldum bu sayede)
Saçlarımı mavi yaptım, deniz kızı modunda gezdim. (Ama bu süper oldu çok mutluyum)
Tardis atkısı aldım ( Bu ondan süper oldu) 

Bakalım bu yıl mavi kız ne yapacak?
Hangi diyarlarda olacak?
İzleyip görelim :)

17 Ara 2014

The Last Goodbye



Bugün Orta Dünya'ya veda ediyoruz. Yooo hayır ağlamıyorum gözüme toz........



 

26 Kas 2014

Çizim Reloaded!


Eveeet uzun bir zamandır çizim yapmadığımın farkındasınızdır. Öyle esmedikçe yapmıyorum, zaten kendimi iyi hissetmek için yaptığımdan dolayı ne zaman canım isterse modundayım. Ama yeni kalemler almalıyım benimkiler pek bir azalmış, küçülmüş. 

Bu aralar tam üstteki gibiyim. Mavi saçlar, baykuşlu bere ile çocuk mu kadın mı, kaçık mı belli olmayan şekilde dolanıyorum. Bu bereyi baharda ameliyatla çıkaracaklar kafamdan muhtemelen çünkü acayip seviyorum. Süper de sıcak tutuyor, bazen çok üşüdüğümde yada çocuklarla facebookvideoda konuşurken takıyorum. Gören gülme krizine giriyor ama çok tatlı bence :)
Mert kırmızısını istedi annemden bende kedilisini. Bunu aldığımda ben sana örerdim demişti bari kedilisini örsün. Bende kurukafa kazağını bitireyim bu sene. Örgüye başlayıp sonra yıllarca elimde sürünüyor :)

Kış geldi bi mutluyum ki sormayın. Sevindirik bir şekilde geziniyorum :) Üşümeyi bile seviyorum o derece bir manyaklık askdlf


21 Nis 2014

"i’m no man! you look upon a woman!"



Merhaba, Ortadünya evrenindeki sevdiğim şeyleri çizmeye başladım yine. 

Özellikle Kılıçlar! 
Eowyn'in Angmar'ı hışımla "Ben Erkek Değilim" diyerek öldürdüğü kılıcını çizmesem olmazdı. Rohan kılıçları zaten çok haşmetli ve zarif baya uğraştırdı. Ama çok güzel. Kesinlikle istiyorum! 

Ve tabii Anduril. Batının alevi. 

"Ben Anduril, Narsil'den dovulen, Elendil'in kilici. Mordor'un koleleri kacacak onumden."


Birde canım Faramir'i çizmeye çalışıyorum ama onu daha bitiremedim. Erkek çizimlerinde çok iyi olmadığımdan dolayı pek parlak bir çizim olmadı. 


20 Eyl 2013

Mabon


Merhabalar. 

Yaz nihayet bitti. Bu sene baya faaldim ve yaz serin olduğundan nefret ettim diyemiyorum. Yaz projelerimden bir tek yumurtaları yapabildim, diğerlerinde baya zorlandım açıkçası. Özellikle Ejderhayı yapamadığıma üzgünüm. 
Bu yaz kendimi aşıp çok kitap okudum. Yazları okuyamıyordum çünkü. Tek bir kitap elimde sürünürdü. 

Sonbahar Ekinoksu'da geldi çattı. Wiccalar'da Mabon deniyor ayrıca. Geçen sene kutlamıştık bu senede planlarım var. Hatta öyle ki, çevremdeki herkes Mabon telaşına düştü. Coven kurmama ramak var :P 
Bende bir çizimle başlayayım dedim. Çatırdayan sonbahar yapraklarının hastasıyım ayrıca. 

Peki Mabon'da neler yapılır?

21 Eylül'de gün ve gece eşit olur. Toplanma, hasat anlamına gelir esasen. Nasıl annelerimiz, anneannelerimiz kışlıklarını yaparlar, kış hazırlıklarına başlarlar ya aslında öyle. 
Bana hep eylül yılın başı gibi gelir. Aralık ise ortası. Çünkü Eylül'de hazırlanırız, telaş içinde geçiririz. 

Mabon'da bu yıl geçirdiğimiz şeyleri, zorlukları, güzel gelişmeleri düşünüp onları ardımızda bırakarak, onlara şükran duyarak kışa hazırlanırız. 

Olumlamalar yaparak şükürlerinizi sunup, tanrıçaya adarsınız. 

Bu kutlama Elma ile özdeşleştirilir. Masanızda mutlaka elma olsun. Elmalı kek mesela çok güzel oluyor. Sonra bereket getirsin diye reçel yapın. Meyvelerden pastalar yapabilirsiniz. Ekmek yapabiliyorsanız onu da yapmanız bereketi getirir. 

İlla bir altarınız olmasına gerek yok, şahsen benim de yok. Sadece böyle günlerde içimden geldiğince masamı donatıp, güzel yemekler yapıp, güzel müziklerle küçük bir kutlama yapmayı seviyorum. Böyle zamanların enerjisi  yüksek oluyor ve o enerjiye inanıyorum. 

Kutlu olsun ^^ 


31 Ağu 2013

Renga Rengarenk!


Bu çizimi malum merdivenlerin griye boyandığında yaptım. Fenalık geldi homofobi artık. 
Her ne kadar onları yok saysanız da onlar oradalar ve varlar, yaşamaya, insan yerine konulmaya çalışıyorlar. 
Merdivenlerin fikir babası 65 yaşında esnaf bir amcaydı. Sadece güzel görünsün diye düşündü. Belki evet Lgbt'de yardımcı oldu, pek de güzel oldu. Sonrası malum. 

Aslında bu çizimi yapmakla yapmamak arasında kaldım. Hatta kızlara sordum nasıl olur diye. Kimseyi kırmak üzmek istemem, malum hassas konu. 

Lakin en severek çizdiğim çizimlerden biri oldu. Her yerinden amatörlük akıyor ama olsun. Çok sevimli geldi bana. İzmir'de gördüğüm bir transı çizdim esasen. Über güzeldi. 

Merdivenleri kimin boyadığı niye bu kadar önemliydi ki. Tabi geri adım atılması, merdivenlerin tekrar boyanması, birçok yerde bu olayın artarak başlaması çok güzel oldu. 

Şimdi artık reklamdaki gibi her yer renga rengarenk! 
-bu arada o reklamı da nasıl itici bulurdum, gerçeği çok güzel oldu-


30 Ağu 2013

Lana


Ve genç kadın dedi ki ; "We had nothing to lose, nothing to gain. Nothing we desired anymore. Except to make our lives into a work of art."
Lana'yı çizeyim derken Lana hayranı genç kızı çizdim sanıyorum. Ve mavi saçsız çizim yapamıyorum, herkes mavi saçlı olmalı. 

Summertime Sadness'den sıyırdım kendimi diğer şarkılarını dinliyorum artık ve sonraki favorim Ride ve Dark Paradise. Şarkılarındaki kalp kırıklılığını öylesine yaşadım ki, bazılarını kendimi acıta acıta dinliyorum. Sonra o üzüldüğüm kişiye bakıyorum, hiç acı çekmedi, üzülmedi, canımı bu denli yakması umurunda değil. Melankolik takılıyor, çok üzülmüş gibi yapıyor, bunalımlı ruh halleri nasıl iğreti duruyor. 

Çünkü insanları bu denli acıtanlar bunalımda olmazlar. Canları nasıl isterse yaşıyordur onlar, karşısındakinin üzülüp üzülmediğine kafa yormazlar. 

Sonra bizler bir aptal gibi onları hayatımızdan çıkaramayız bir türlü. 
Oysa hayatımızda hiç olmayışlarını fark edemeyiz. 

Sonra Lana çıkar hüzünlü sesiyle 
"I will love you 'til the end of time I would wait a million years
 Promise you'll remember that you're mine 
Baby can you see through the tears 
Love you more Than those bitches before 
Say you'll remember, oh baby, say you'll remember
 I will love you 'til the end of time" 

der ve  hakikaten bunu düşünürüz, gaza geliriz. Adam yine kalbimizi kırar, şarkı sözleri öyle bir batar ki sanki tenine, bedenine, ruhuna...

En son olarak Ride'da bunu duyarım, insanların benim hakkımda hep düşündüğü şeyler sanırım. Muhtemelen oda öyle düşünüyor, bir kalıba koyamadı beni, sığdıramadı, etiketleyemedi. Öylece ne yapacağını bilmez bir şekilde duruyorum hayatında.

 When the people I used to know. 
 Found out what I had been doing. 
 How I'd been living. 
 They asked me why?

10 Ağu 2013

Kızıl Tilki


Kartalları çok seviyorum. 
Kurtları çok seviyorum. 

Tilkiler ise çok şirinler. Böyle küçük çocuk gibi bakıyorlar, yavruları hele inanılmaz sevimli. Tumblr sağ olsun tilki sevgisi aşıladı bize iyice.  
Hayvan çizimlerini çok seviyorum hatta bence en adam akıllı hayvanları çizebiliyorum sanki.  Kulak kılları öldürdü ama. Ne zormuş ya, halen olmamış diye diye bi hal oldum :) 
Bu çizdiğimin türü Vulpes Vulpes yani Kızıl Tilki. Genelde Asya, Kuzey Afrika ve Kuzey Amerika'da olurlarmış. Onları kartallar avlıyorlarmış çok üzüldüm bak şimdi. 

Birde sonbahar tilkisi çizerim önümüzdeki günlerde bakalım. 



2 Tem 2013

S-s-summertime Summertime Sadness


Bu aralar deli gibi taktım bu şarkıya. Hatta uzun zamandır ilk defa şarkının sözlerini ezbere biliyorum. Bazen kendi kendime tüm şarkıyı söylemiş yakalıyorum. 

Lana biz bir yanı eksik kadınların sesi oldu resmen. kalp kalp, seviyorum onu. Banane estetiklerinden, detoneliğinden. Bugün can sıkıntısından çizim yapayım dedim bu çıktı. 

I think I'll miss you forever
 Like the stars miss the sun in the morning skies 
Late is better than never 
Even if you're gone I'm gonna drive, drive



27 Ara 2012

Merida

Photobucket
Bu sene sevdiğim filmlerdendi  Brave. Merida'nın hayranı oldum hatta peruğundan alsam mı diye modlara girdim. Lakin benden Merida çıkmaz diye düşünmekteyim. Ve tabii çizmesem olmazdı bu şirin karakteri. Önce bir çizdim Carmela Soprano'ya benzedi. Evet aynı o oldu. Bu çizimim en azından Carmela'ya benzemiyor.

 Bir şeye sevindim mi aklıma Merida sevinmesi geliyor artık :) Photobucket 

 Ve üç küçük canavara hayran oldum. Nasıl tatlılardı öyle. Photobucket

21 Ara 2012

Blessed Yule!

Photobucket Kıyamet geyiklerini çok şükür atlattımıza göre, Yule'yi kutlayalım.

 Yule kış dönümü demek. Bu dönemde kararmakta olan yıla nezaret eden Çoban Püskülü kralı yerini, aydınlık günlere nezaret eden Meşe kralına bırakır.

 Yemek için; baklagiller gibi sıcak tutan ve kışın dayanan yiyecekler, etlere yer verilir. Kurutulmuş meyvelerle tatlılar yapılır. Aynı zamanda geleneksel Yule Kütük pasta da meşhurdur.

 Ben yine akşam mum, su, tuz, tütsü eşliğinde güzel şarkılar dinleyerek kutlayacağım Yule'mi. Çoban püskülü bulabilirsem iyi olacak. Normalde wiccalar gece sakin yerlerde, dışarıda ayin yapıp güneşi selamlarlar. Biz ancak evde yapabiliyoruz.

Çizim de yaptım, Shamanic bir kadın. Lakin Jon Snow'a benzedi benim şaman. Ondan her an görevi devralacak gibi ehehe

 Sizin içinde bu kış güzel geçsin. Uğurlu ve bereketli olsun ^^

10 Ara 2012

Dişi Kartal Zeynep

Photobucket Bu saat itibariyle Zeynebin doğum gününe girmiş bulunmaktayız. Kendisi tam manasıyla dişi bir kartaldır, sıkı Beşiktaşlı şekerden öte biridir. Aklıma şimdi hastanenin kantininde oturduğumuz yada bize gelip lak lak ettiğimiz geldi. Tekrar yapalım! Gerçi Zeynep onu böyle çizdiğimden ötürü hoşnut olacak mı bilemem, kızılderili miyim diye kızmaz umarım. Mutlu yıllar güzel arkadaşım, umarım bir gün o istediğin kartala kavuşup beslersin ^^

26 Eki 2012

Sugar Skull

Photobucket

Aslında yüzüme yapmak istiyordum ama üşendim. Bende çizim yapayım dedim ama buna da pek uğraştım.  Lenslerim Halloween'dan önce gelirlerse yapabilitem yüksek.

Geçen sene sevgili Hesionka yapmıştı da çoğumuz bayılmıştık.  Harika olmuştu.

Bu arada bayramınızı kutlar Halloween'i dört gözle beklediğimi eklemek isterim. Twitterdan ve facebooktan takipleyenler an be an konseptime şahit oluyorlar. Seviyorum böyle kostümsel olayları.

*´¨`*•.¸ Uğurlar olsun ¸.•*´¨`*