Müzik Kutusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik Kutusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Tem 2013

Ortaçağdayım Dönücem!



Merhabalaaar.
Sonunda elf broşuna kavuşmuş masum Hobbitim. Buna yıllardır duran ve ne yapacağımı kestiremediğim gri kumaşla bir pelerin dikmek farz oldu :)

Son zamanlarda Robert Mapplethorpe ve Patti Smith'in çoluk çocuk zamanlarındaki sürekli bir şeyler yaratmaya çabalama durumundayım.
Birini bitirip ardından eee şimdi ne yapacağım diye aranıyorum.

Daha önce bu elf kulağı küpelerinden kalın tel ile yapmıştım lakin kablo gibi olmuştu fecaatti. Nette tabii süper yapanları var pinterest sağ olsun görüyoruz imreniyoruz.
Bu sefer ince tel ile denedim ortaya böyle bir şey çıktı. Bu deneme fena da olmadı sanırım. 

Ve bir gri kumaş daha kişiliğini bulma yolunda ilerliyor. 2 senedir bekliyordu garibim. Orta çağ elbisesi olacak.  Hiçbir yerde giyemezsem evde giyerim o denli gözümü kararttım. Lakin zor dikimi halen arka parçalarını dikmedim mesela. Çok kumaş yiyor. Bu tip elbiselerde fiks 4 metre kumaşı gözden çıkarmanız lazım. 

Bu bordürleri çok severek almıştım aşırı heyecan yapıyorum :)


Bu aralar Cass ile Venedikteyim. Nasıl bir karakter ya, geceleri mezarlıklarda gezmeler, mahsenmezarların içlerine girmeler falan. Çatlak. Yazar Victoria Frances hayranı anladık. Ben zaten bu kitabın kapağını ve Venedikte geçtiğini okuyunca hemen ayraç yaptırmıştım tam uydu. 

Ve son zamanlarda Türkiye'de beni en heyecanladıran grup Ensemble Galatia. 
Birde Ankaralılar üstüne üstlük. Tam benim tarzım ortaçağ çalıyorlar. Albümlerini almayı çok istiyorum lakin önümüzdeki iki ayda zor görünüyor yaptığım harcamalardan dolayı. Bi alan gönüllü cengaver arıyorum eheh

Aşağıya da müzik playlist şeysi ekledim, en çok sevdiğim şarkılar dinleyin hatta dinleyeyim :)

Bende böyle. 

-Sycorox-

11 Nis 2012

Keçe İle Yaptıklarım

I'm Burning for You by Blue Öyster Cult on Grooveshark

Keçe ile bu cücükleri yaptım. Aldıklarımı bitirinceye kadar uğraştım. Oyalayıcı ama güzel bir malzeme keçe. Benim iğrenç el dikişime rağmen böyle oldular :)
Muhtemelen çoğu broş olur, kitap ayracı olur. Cupcake ve kirazlarım nası ama her şeyde kuru kafa mutlaka olcek! :)

Şarkımızda benim en sevdiğimden olsun. Kop kop kop! :)

Photobucket

*´¨`*•.¸ ★Uğurlar olsun ★¸.•*´¨`*
❁ ☽◯☾ ❁

3 Şub 2012

Lady lights a cigarette. Puffs away, and winter comes. And she forgets




"Lady sing the blues so well
As if she mean it
As if it's hell down here
In the smoke-filled world
Where the jokes are cold
They don't laugh at jokes
They laugh at tragedies"

22 Oca 2012

Sansa ve Bir Pazar Postu



Bugün mutfaktaki köşemde kitap okumaçlı, ders çalışmalı ve çizim yapmalı bir gün geçirdim. Kitaba gelirsek şayet evet aşk romanı :) hatta saçma sapan bir şey. tam bir amerikan romantik komedi. ama tuhaf bir şekilde sardı. böyle romanlara da ihtiyaç var. hoş romantik biri olmasam da okuyalım da bir şeyler öğrenelim diyoruz ;)



Bizim mutfak köşesini biliyorsunuz artık. Nana'daki mutfak köşesi gibi oldu bizim için. Büyük önemi var hayatımızda. Bir süre annem eski koltukları attığı için sandalyelerde takıldık lakin hiç olmadı. Sonra bit pazarına gidip bu büro mobilyalarını olabilecek en komik fiyata aldık. Ve onlarda hem rahatsızdı hemde güneş sayesinde bir tuhaflaşmışlardı. Annem dün arızaya bağlayıp minderler dikti ve rahatsızlık sona erdi, üstüne de bu harika örtüleri dikti (kendileri sofra bezi olur) veee fin! sonuç bence harika oldu. Kadına biyonik diye boşuna demiyorum ben :)


Öyle sevdim ki mutfağı her yerden çektim fotoğraflarını eheheh. Yılbaşı çiçeklerini de atamıyoruz bir türlü, kıyamıyoruz diyelim :)




Sansa Finlandiya'dan çıkan bir hatun. Yeni keşfim. Savior albümünü öneririm. Kimse bilmiyor kendisini, youtube da bile çok videosu yok. Albüme gelirsek son derece güzel bir indie albümü. Kış günlerine gayet gidecek bir havası var. Albüm kapağı ilham verdi çizeyim dedim. İleride duyacağız ismini demedi demeyin ;)
İyi dinlemeler, Boys şarkısı pek güzel ;)

15 Oca 2012

Winter İs Coming



Ve sonunda dileklerim kabul oldu kar yağdı :)
yeşil çayımı yudumlayıp kar playlisti yaptım kendime mp3'üme attım çizim yapıp karın yağmasını izliyorum mutfaktaki köşemde. Haydi beraber dinleyelim ;)


Kar sarkilari by Sycorox Supertramp on Grooveshark

31 Ara 2011

Mutlu Yıllar

New year by Foo Fighters on Grooveshark




Yeni yıl hepimize güzel gelsin. 2012 dedikleri gibi güçlü ve kozmik bir yıl olsun. Wishlistlerimizdeki tüm maddeler bir bir gerçekleşsin.
Güzel olaylar yaşayalım. İyi kitaplar okuyup, şarkılar dinleyelim ;)
Mutlu bir yıl diliyorum.
Bu akşam bol bol fotoğraf çekeceğim, bakalım bakalım ;)

28 Ara 2011

Süsleme Zamanıııı

Let It Show by Hannah Fury on Grooveshark



Bugün ağaç süsleme çalışmalarına başlayacağım. Öncelikle masa için bir örtü boyayacağım. Bu sene özel bir şey aradım ama bulamayınca iş başa düştü kızım! dedim :)

Ağaç süsleniyor diye laf atanlara gıcık oluyorum. Ne var yani özeniyorsak, hoşumuza gidiyorsa. Ben bu tip ritüelleri hep sevdim. Tıpkı hıdırellez için özel gül ağacı aldığım gibi. Ya da ne bileyim bayramlarda uğraşıp gülpare yaptığım için. Onun için ağacımı da süslerim arkadaşım. Şirin geliyor bana. Noel babayı da kapıdan karşılarım dermişim ehehehe :))

Ağacım mini boy, çoğu süsü de kendim yaptım. Yalnız şu melekli süslerden istiyordum. Neyse artık onuda seneye alırım :)

Plastik ağaçlar kullanın yalnız. Açıkçası benim içim acır bir ağacın kesilmesine bu iş için. İşte bu bana korkunç geliyor. Sırf süslemek için ağaç kesilmesi çok acımasızca. Onu yapmayın hee!

Yengemin kuzeni var, amerika da yaşıyor. Acayip güzel bir konsept yapmışlar. Kar yağmış zaten (bizde istiyoruuuuuuz!)
Bebişlerine kırismaslı tulumlar falan giydirmişler, çok özenmişler ya bayıldım resmen.

Bu arada postu yazarken Hannah Fury diye bir hatunla tanıştım, kendisinin müziğine hayran kaldım. Tori Amos+Emilie Autumn arası bir yerde. Tam benim tarzım. Dinleyin bakalım ;)

Neyse şekerler karın yağmasını dileyelim de yılbaşı akşamı elimizde sıcacık kestanelerle yağan karları izleriz ;)

22 Ara 2011

My Heart Is An Apple


Pure Love (feat. Dolores O'Riordan) by Zucchero on Grooveshark


Bu çizimi yapalı uzun zaman oldu, konsept bir şeyler yapacaktım ama unuttum :)
Etsy'de dolaşırken görmüştüm fotoğrafı. Saç bantları yapan güzel bir kadın. Teresa Joy çok hoş şeyler yapıyor mutlaka bakın. Çizmeden edemedim. Çok tuhaf dünyanın bir ucunda biri seni çiziyor haberin yok. Ulaşmadım kendisine ulaşsam iyi olur aslında. Yeni şeyler eklemiş, yine çizersem şaşırmayın :)




Elma enteresan meyve. Kendisini çok fazla sevmem (ama bir elmalı pasta gerçeğini kabul ederim o ayrı) Ben Havva olsaydım mutlak, aman bunu mu yiycem diye burun kıvırır cennette mutlu mesut yaşar giderdim :)
Pamuk prenses de aynı haltı işlemiş. Cadıya aman senin olsun benim evde mis gibi mantar sotem, yanına pilavım, tramisum var teyzem haydin çüüüüz! derdim :)
Güya tok tutar, beni acıktırıyor :)


Şarkı ise Zucchero/Dolores O'Riordan düeti "Pure Love" pek güzel ama.



Görüşürüz Sycocanlar siz bana bakmayın elma sağlıklıdır ;)

4 Ara 2011

Kitap Ayraçları #1


Kitap ayraçları en sevdiğim şeylerden. Lakin çok tarzıma uyan orjinal olanlarını bulamıyorum ben. Kolları sıvadım Amy Brown illustrasyonlarından çıkarttım. Sonra kartlara (çoğu düğün davetiyesi) zımbaladım. Tabii biraz süslü olsun istediğim için deriler, kurdeleler ile daha şatafatlı hale getirdim. Vallahi sevdim Sycocanlar ben bunları :)

Alcest'in ocak ayında çıkaracağı albümden seyirlik bir şarkı var elimde. Ben çok beğendim ve merakla albümü bekliyorum. Haydi dinleyelim, kahvemize eşlikçi olsun ;)




24 Kas 2011

Kış Halleri



Kış geldi ve kazaklarıma, polarıma sarılıp kitap okuma mevsimi başladı.
Yalnız böyle bir odada, aşağıdaki manzara olsaydı çok şukela olurdu dimi ama.
Haydi şarkı dinleyelim, Insomnium'dan gelsin ;)
Kış temalı postlarım sürecek Sycocanlarım, öptüm sizi, kahveniz bol olsun ;)
Insomnium - Unsung




19 Kas 2011

Blessed Be!

Witch's Rune by S.J. Tucker on Grooveshark





"MORNING:
Goddess, bless this day
keep me safe on my way
God, bless me on this beaten path
whichever road I choose to take
Sun, Moon, Earth and Air,
help me see past dispair.
Give me wisdom, show me truth
help me become one with you
Bless my family, all life on Earth
allow this day to be one of Spiritual Rebirth

NIGHT:
This day is over, the moon is near
Remove all negativity, make sure my heart is clear
Thank you Goddess, for the lessons of today
Watch over me tomorrow, protect me from disarray.
Thank you God, for showing me right
For guiding me home tonight
Allow my sleep to be peaceful in dreams and rest,
so tomorrow I may do my best "


Pagan olan şeylere ilgim hep vardır. Hoşuma gidiyor böyle ritüeller. Çizimlerime de yansıyor tabii. Giyim tarzımda o yana doğru kaymaya başladı iyice. Gören yine gotik olmuşsun eskisi gibi diyor ama umurumda değil. Mesela böyle bir pelerin dikeceğim kesin :)
Ve S.J Tucker'in güzel şarkılarından biridir "Witch's Rune" aslında onun birçok şarkısı güzel.

Hadi bakalım "uğurlar olsun"
Blessed Be!
)O(

17 Kas 2011

The Raven

The Raven by Omnia on Grooveshark




Then this ebony bird beguiling my sad fancy into smiling,
By the grave and stern decorum of the countenance it wore,
`Though thy crest be shorn and shaven, thou,' I said, `art sure no craven.
Ghastly grim and ancient raven wandering from the nightly shore -
Tell me what thy lordly name is on the Night's Plutonian shore!'
Quoth the raven, `Nevermore.'
Edgar Allan Poe/The Raven



5 Kas 2011

Raining Blood Charlotte





Son zamanlarda en çok beğendiğim modellerden Charlotte Free. Pembe saçları ve kendine has tarzıyla diğerlerinden ayrılıyor hemen. Asi kız havalarını seviyorum.
Hemen çizdim bende kendisini. Ve bir şarkı armağan edeyim Slayer'dan.
Bu arada iyi bayramlar.



3 Kas 2011

Gitmek Lazım




Gitmeyi en çok istediğim ülkelerden birisi de İtalya. Yani Prag'dan sonra geliyor ama olsun. Özellikle o tarihi dokusunu merak ediyorum (ay entel gibi konuştum yıh yıh) Angels&Demons'u okurken Roma'ya gitmeyi çok istemiştim. Aynı zamanda Floransa da ilgimi deli çekiyor. Venedik çok sonra geliyor, ona da karnaval zamanı gitmezsen bir anlamı yok. Karnaval zamanı da deli para ama. Yani zengin koca bulmam şart oldu efenim :))
O değil Pisa'da şöyle aptal bir fotoğrafım olsun istiyorum çok şey mi istiyorum?
Ve deli gibi tıkınıcağım için gitmeden bir 5-6 kilo verip gitmem lazım. Gerçi italyan tarzı pizza2yı pek sevmiyorum ben, favorim amerikan tarzı kalın hamurlu ama olsun :)
Neyse şarkıyı dinleyelim Florence'in güzel sesinden şimdilik bununla yetinelim.
Bu arada artık çizimlerimi tarayıcıdan geçiriyorum, pek bir hoşuma gidiyor böyle.




16 Eki 2011

Starlight






Bazı insanlar bizden öylesine uzaktır ki, sanki elimizi uzatsak yakalayacak ve bırakmayacak gibi gelir ama onlar yıldızlardan da ötedeler.

Sen hiç, hep gördüğün aşina olduğun yıldızı eline aldın mı küçük kız?
Onu elinde tutsan nasıl hissederdin?
Komik değil mi?
Ya da kırıcı?
İşte öyle bir his bu.

Ve bazı insanlar yıldız değildir, önemli değildir, lakin ötede bir yerlerde dolanırlar, gözlerini kamaştırırlar ve sen ne kadar didinsen de uğraşsan da ayaklarının ucuna bassan da ona ulaşamazsın ve bir süre sonra bunu kabul edip yıldızları izlediğin gibi onu da izlemeye başlarsın.

4 Eki 2011

Yine Yeni Yeniden!

Image and video hosting by TinyPic

Evet yine yaptım bunu, durduramıyoruz.

20 tane kitap vardı okunmuş, yani öyle eğlencelik. Gece evleri, Vampir Günlükleri falan. Amacım onları verip Vampir Akademisini almaktı. Bir heyecan yaptım sormayın gitsin. Dedim götüreyim vereyim. Gece rüyama girdi ya. İki tane kabus gördüm.

1. kabus; ben gidiyormuşum kitapçıya, tam kitap değiş tokuşu yaparken polisler basıyormuş mekanı, kitap satan ablayı ergenekondan içeri atıyorlarmış. Yalnız benim tepki çok komikti, "ya durun benim kitapları halledelim de ondan sonra ne yapacaksanız yapın!". Yurdum kendini düşünen insanı işte. Öyle "hıııııııı" diye uyandım. Sonra ha rüyaymış dedim geri gömdüm kafayı.
2. kabus; ben yine gitmeye çalışırken kitapçıya, bu sefer babam mani oluyor otobüsle bir yere gidiyoruz, böyle Ankara dışı hava alanı yolunda huzurlu harika bir yer. Ama ben kurtlanmışım Vampir Akademisi diye diye. Burada harika okunur diyorum, otobüsün geleceği düzergahın haritasını buluyorum, dur ya ben geri gideyim Kızılaya değiştireyim kitapları diyorum. O sırada siyahlı, bir kız yanıma geliyor o düzergaha oda bakıyor, öyle uyandım. Salak salak rüyalar, ama kabusvari havaları vardı.
Kardeşimin sırt çantası ve el çantasını aldım düştüm yola bugün. Allam bir ağır oldu, omurgam eğildi resmen. Tam giderken yolda polisler falan gördüm her yerde. Adamlar bana şüpheli şüpheli baktılar ki haklılar, tam intihar bombacısı tipimde, siyah giymiş çantalı acayip tip. Ulan dedim şimdi bide bunlar şüphelenirmiş. Ödüm koptu. Gittim yere Vampir Akademisinin 5. kitabı Ruh Bağı varmış. Cinlerim tepeme çıktı. Abi ben gece uyuyamadım kitaplar için! Ağlayacaktım o derece. Neyse onları verip 10 kitap aldım, hepside güzel şeyler. Annem "artık birkaç aşk kitabı al!" diye emredince aşk kitaplarına ağırlık verdim. Haklı vampirli, polisiye, gerilim derken fenalık geçirdik.
Uzun zamandır istediğim Tanrılar Okulunu aldım ki, çok güzele benziyor.
Sonra cinnet cinnet Dost kitabevi'nin yolunu tuttum. İnat ettim o Vampir Akademisi alınacak! Ben e-booktan okudum çok sevdim o seriyi. Yalnız e-book olayını hiç sevemiyorum, masaüstü pc ile olacak iş değil. Gittim ilk iki kitabı ve sonunda bulduğum Anitam'ın ilk kitabı Suçlu Zevkleri aldım. Dost'un kartı iyi ki varsın! ay lav yu kalp kalp. Valla kara gün dostu. Yoksa eve kös kös dönecektim.
Image and video hosting by TinyPic

Kış geldi canlarım, totomuz donmaya başladı. Bende Mia'nin bahsettiği ev hırkalarımı, şalımı ve ev ugglarımı çıkardım. Zaten ugg olayını sadece evde giyiyorum. Acayip sıcak tutuyo len. Dışarda kayar düşerim ve tabi görüntü kirliliğine mahal vermemek lazım. Şimdi doğruya doğru çok çirkin ayakkabı. Gerine gerine giyenleri anlamıyorum cidden. Bende zaten boy yok, iyice kötü oluyor.

O değil siz şala bakın önce. Çok komik bu şalı ben ördüm. Yani karelerini ördüm, annem birleştirdi doğal olarak. Sene bilmem kaç, Nalan abla ay bu şallar çok moda okulda herkes giyiyor örelim dedi, başladık örmeye. Bende neye hikmetse bir gayretli ördüm aman aman. Sonra bitti, dedim "ben bu paspası giymem yeaaa" hakikaten benim gibi birinin heveslenmesi ayrı ironikti.
Giymedim de uzuuuun süre. Geçen kış elime geldi du bi şu nasıl diye sırtıma aldım, aman allahım dehşet sıcak tutuyor! Geçen kış neneler gibi sırtımda şal, elimde kupa, ayağımda ugglar süper komik bir şekilde dolandım evde.
Ev hırkamı annem ördü, o benim canım ya. Valla tüm liseyi, ondan sonraki yılları geçirdim. Halen eskimedi, deformasyon sıfır. Çok güzel örüyor annem cadısı ya. Ben hiç çekmemişim ona. Örgüden nefret ediyorum daral geliyor.
Image and video hosting by TinyPic

Veeee haftanın bombası! Bizim perşembe pazarının sonunda bir takıcı var. Acayip süper takılar buluyoruz oradan, dedik gidelim. Onun yan standında buldum Wonder Woman pijama altını. Şaka gibi bir fiyatı vardı. Sadece bunu aldım ama bu haftada alırım, bu sefer Batman'lisi tabii.
Image and video hosting by TinyPic



Günün şarkısı; Fleet Foxes/Mykonos. Ben dinlerdim bu grubu ama bu şarkıyı nasıl es geçtim. Çok güzelmiş yahu, hiç dinlememiştim daha önce. Nolur benim bilmediğim böyle harika şarkıları gözüme gözüme sokun. Artık günlerce takılırım.
Elime alırım çayımı, ohh dinlerim kıvrılırım bir köşeye. En güzeli bu.
Image and video hosting by TinyPic


2 Ağu 2011

ALABANDADA



Denizcinin gözünde ne merhamet, ne de arzu vardı. Fakat bunlardan çok daha derin ve engin bir şey vardı. Davut kızı, kendisini kabul etmeye zorluyordu. Bir güverte yolcusu, bir fukara olduğu için değil, fakat o kız gibi bir insan olduğu için, denizcinin bakışının kızın en önemli tellerini titretmekte olduğunu yaşlı kaptan sezdi ve bir bahane ile kızın yanından ayrıldı. Kısa bir an için de olsa, bu iki insan, aynı türden iki yaratık olduklarını anladılar. İki kuş gibi, ayrı dallarda oturup birbirlerine bakıyorlardı.

ALABANDADA/ Cevat Şakir Kabaağaçlı



Image and video hosting by TinyPic

20 Haz 2011

Bir Takım Şeyler

Bon Iver - "Calgary"

Yağmur yağar yeşilçaya sarılırız. Bence bizim mutfak masamız efsane oldu. Kim gelse direkt olarak seviyor, duygusal olarak bağlanıyor. Bu masada Bon Iver dinleyip, yeşilçay ve gelene geçene laf sokmak falan güzel.
Image and video hosting by TinyPic

Bu küpeyi ben yaptım!
En bayıldığım olay Dreamcatcherlar. Onlardan ilham aldım. Ama çok sinir işmiş, heleki karga burun olmayınca çekilmez bir yapım aşaması yaşadık.
Kim görse çok büyük takamazsın dedi. Takarım!
Zaten saçlarımı maviye boyamama ramak var. Çokoş olabilitesi var (bence! noluyo lan bana bi kendini beyenmişlikler vs!)
Image and video hosting by TinyPic

Bu ayakkabıyı o üstündeki çiçekle mi kullanacağım? yoksa onu sökecek miyim?
beyin fırtınaları yapıyorlar.
Bilmem, şu an için kendiyle yürüyebilme çalışmalarına odaklıyım.
Tabi doğal olarak ben onun dantelini sevdim. Ona aşık oldum. Bir süre sonra muhakkak çıkacak o güller. Babama kuzenin düğünü için aldırmıştım. Şimdi düğüne gitmeyeceğime göre gayet kârlı çıktım olaydan. Merak etme babacık ben onu giyecek yer bulurum ;)
Ama seksiler ya, sevdim pek çok.
Bu dünyada doğru dürüst aşk yaşayabildiğim şeylerin topuklu ayakkabılar olduğunu görmem çok ironik.
Image and video hosting by TinyPic

4 May 2011

Vampirim, Vampirsin, Vampirler!

Jace Everett - Bad Things [True Blood]

Image and video hosting by TinyPic
Neredeyse yaklaşık bir aydır ardı ardına vampir dizisi izledim. Önce Vampire Diaries, sonra True Blood. Yanında birde Cadı serisinin Vampir kardeşli 3. kitabı Karanlığı okuyunca içim dışım kan oldu.
Kendimi bile vampir görür oldum üstte olduğu gibi düğünde çekilen şirin fotoğrafım oldu sana vampirella :)

Öncelikle Vampire Diaries'den başlayayım kritiğe. İlk başladığında 1 bölüm izleyip, Stefan'ı görüp işe yaramaz deyip, diziyi çöpe atmıştım. Yanılmışım. Sonuna kadar gelmediğim için Damon Salvatore'yi görememişim.
Onun o dillere pelesenk "Hello Brother" repliğine hayran kaldım. Ve izlemeye başladım. O dizi Ian Somerharder için izleniyor. Kadınlar onun için, erkekler Nina Dobrev için tamam. İkisi çıkıyorlarmış zaten.
Dizinin kitaplarında Elena karakteri sapsarı, boş kafalı bir kız. Stefan ise dehşet yakışıklı. Buradaki hatun esmer, akıllı, Stefan ise malın teki. Ama dizi bir şekilde izlettiriyor. Güya lisede geçiyor ama hiç ilim irfan aldıklarını görmedik. Varsa yoksa parti, eğlence ve sonunda birinin kanının içilmesi veya ölmesi, ekşın.
Tıvaylayt gibi içi boğmuyor, gerçi aşklı neli sahnelerde sıkıntı basıyor ama karakterler eğlenceli.
Ve Nina Dobrev Katerine karakterini çok iyi oynuyor. O cazgır, işveli, cilveli hallerini sevdim.
Heyecanla Stefan'a tekmeyi basıp Damon'a koşacağı günü bekliyoruz. Aslında romanın yaratıcısı aynı şeyi yapmaya çalışıyor ama yayınevi Stefancı. Kadını kovmuşlar. Oysa ki, Damon hayranı çok kişiyiz lan, biz istiyoruz halla halla (teen sıtayla)

Ve o bitince True Blood'a başladık. O işte tam benim kalemimmiş. Müzikler, yerler southern hava falan tam isteğim. Zaten Six Feet Under yaratıcısı Alan Ball var ardında. Tema müziği Jace Everett-Bad Things ile bağladı ilk anda ve 3. yada 4. bölümdü sanırım Lynyrd Skynyrd ile cila çektiler.
Başroldeki Sookie hanım kızımıza sinir olamıyorum çünkü Yeşim ablaya benziyor. Onuda severim ben. Ama şu bir gerçek ki, Anna Paquin'e sarı saç hiç yakışmıyor. Bence o yüzden bir çok kişiye aşırı itici geldi. Yoksa ben o hatunu severim, harika giyinir. Zamanında Elle dergisinde dolap detaylarını göstermişlerdi, kıyafetlerine hayran kalmıştım.

Bill'e gıcığım sevemedim gitti adamı. Aşkları öğğ getiriyor.

Eric Northman ise ne denir ki, adam taş oğlu taş. O nasıl bir vücut yahu, nesin sen.

O dizide en sevdiğim şey, diğer karakterlerdi. Mesela Tara ve Lafayette hastasıyım ben. Ölecekler diye korka korka 3 sezon geçirdim.
Ve Jason Stackhouse. 7 yaşında çocuk gibi nereye çeksen oraya giden, yüzünde o şapşal ifade ile mıncırma isteği duyduran manyak şey. Lynyrd Skynyrd tişörtüne kurban salak şey :)

Eric'in çocuğu Pam. Hatunun karizmasına hastayım. O soğuk, insanlığını aldırmış ifadesi, kıyafetleri.

Ve çatlak vampir Frankie. Ölmeseydi lan, çok eğlenceliydi o.

Dizinin tartışmasız en güzeli, kızıl bebek vampirimiz Jessica.

Yani dizinin yan karakterlerinde çok şey barınıyor. Tamam saçma bir yöne gitmiş olabilir ama baktığımız zaman kitaplarda o şekilde ilerliyor ve fantastik hikaye, gerçeğe uygun bulunmaması ayrı saçmalık, ona göre vampirlerin de olmaması lazım.
Sookie de Eric'le olsun adamın asabını bozmasın.

Image and video hosting by TinyPic
Bu arada yeni yazlık Gladyatör aldım. Altları Louboutin çakması kırmızı. Zımbalı zımbalı, görür görmez aşık oldum, o günden beridir aşk yaşıyoruz.
Ve Within Temptation'u özlemişim, uzun zaman oldu dinlemeyeli. Vampire Diaries'de vardı bu şarkı.

3 May 2011

Karavan Ve Yaz Rüyası

The Deep Dark Woods - River In The Pines

Bu Türkiye'nin içinde bulunduğu durumdan, yasaklardan vs. biraz olsun sıyrılıp beraber güzel yerlere gidelim. Kulağımızda güzel şarkılar olsun. Hava mis olsun.

Eddie Vedder - Guaranteed

Santorini'de olalım, denize tepeden bakalım Eddie Vedder eşliğinde limonata içip, dergi okuyalım. Ve meditasyon yaparız az sonra birazcık.
Image and video hosting by TinyPic

Sahillerde gezinip, denizin tadına bakıp, akşam gitar çalarız, Akdeniiiiyz Akşamları gibisinden. Bol dondurma yenmeli, kağıt helvalı, helvasız.
Image and video hosting by TinyPic

Fotoğraf çekmeli tabiii. Bol bol fotoğraflar çekip, anı ölümsüzleştirmeli.
Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Ve karavanda geçirilen günler güzel olur bence. Bir karavanımız olsun. Sandalyemi atar, müzik dinlerim bol bol. Denize dalarım, saatleri ve günleri unuturum ben.

Brooke Fraser - May Waltz (Acoustic)