Mimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eyl 2014

Whovian Mim'i


Doctor Who yeni sezon harika bir şekilde devam ediyor. Robot of Sherwood bölümünde şu sözden etkilenen Melda bir mim başlattı ve güzel de yaptı.

"Senin kararın.
Neresi olursa.
Hangi zaman olursa.
Zaman ve mekanda herhangi bir yer.
Nereye gitmeyi seçerdin?"


Bana bu soruyu sorsaydı muhtemelen Prag'a gidip Kafka'nın izini sürmeye koyulurdum. Onunla tanışmadan dönmezdim. O dönem zorlu olsa bile bir şekilde hallederdik. Bide düşünsenize Tardise binip Peter Capaldi ile Kafka'nın izini sürüyoruz. Rüyamda görsem mutluluktan uçarım.
Prag'a gitme hayalimin en büyük kısmını zaten Kafka oluşturuyor. Onun evleri, takıldığı mekanları falan öyle iyi biliyorum ki gittiğimde tur rehberi gibi olabilitem yüksek :)


Ayrıca bu kitabı istiyorum!




Bu mimi bende Suigeneris , Kutsal Yorumcu ve Saklama Kabı'na paslıyorum.

Haydi bakalım Whovianlar ^^


28 Nis 2013

Mim!




Meldacığım sağ olsun bana bir sürü mim göndermişti. Bugün dedim onları yapmaya başlayayım. 

Yukarıdaki minnoş kızın resmini kullanıp, hakkımızdaki 11 gerçeği yazıp 11 soruya cevap verip, 11 soru soruyormuşuz. Çok zor beee! ben yapabildiğim kadarını yapayım :)

11 gerçek kısmına gelelim önce;

1. Prag'a halen gidemedim. 

2. saçlarım mavi değil. her gün boyamakla boyamamak arasında mekik dokuyorum. bunun nedeni uzun zamandan sonra ilk defa tam manasıyla sağlıklı bir şekilde uzadı saçlarım. şimdi boyamaya kalkarsam hepsi yine yanık yanık ve plastik görünüme kavuşacak. mavi saçı da kısa istemiyorum, upuzun olacak. ah yaa ne vardı biz de Karou gibi kolyenin taşlarından birini tutup dilek dileseydik ve saçlarımız masmavi çıksaydı. 

3. çok fazla insanlarla samimi olamıyorum. 

4. orta çağ ile ilgili olan her şeye varım, lakin orta çağda yaşamak ister miydin neseler tek kelimeyle HAYIR! derdim. hatta geçmiş hiçbir çağda yaşamak istemezdim. 

5. burada değil de başka bir ülkede doğma şansım olsaydı düşünmeden Norveç'i seçerdim. Refah düzeyi süper bir ülke ve insanlar harika yaşıyorlar. Tek dertleri fantastik her şey, tarih ve orta çağ festivalleri. 

6. çocuklar başka gerçeğim de yok 6 ile sınırlı kalsın :)

gelelim Melda'nın sorularınaaa 

 1. Favori dizi/film/kitap karakterlerin kimler?
Dizi karakterlerim Lorelai Gilmore. yıllardır halen en favorim o hatun. 

Kitap karakterlerim; günlerdir başınızı tam manasıyla yediğim duman ve kemiğin kızı Karou

Film karakterleri Eowyn tabisi :)

2. Biriyle tanışmak için ilk söyleyeceğin cümle ne olurdu?
merhaba :) 3. Çocukluğunda hiç evden kaçtın mı? yok ya aklıma bile gelmedi açıkçası :) 

4. Hiç celebrity crush'ın oldu mu, odanın duvarlarına posterlerini astığın, dergilerden resimlerini kesip dolaplarına yapıştırdığın bi ünlü oldu mu? 
olmaz mı dolu :) en büyük hayranlığım Jhonny Deep'tir. sonra Alesssandro Del Piero'ydu eskiden ama oda yaşlandı. bir ara Duman severdim, halen severim ama aşk olarak değil :) bide Marilyn Manson var tabii

5. İzlemediğin/dinlemediğin/okumadığın için utanç duyduğun filmler/diziler/sanatçılar/gruplar/kitaplar hangileri?
olmaz mı dolu. ince ince saymayayım kapatır gidersiniz bloğumu :) ama en çok Şibumi'yi halen okumadığıma ve Breaking Bad'i izleyemediğime yanarım.

6. Eğer gece yolda yürürken takip edildiğini hissedersen ne yaparsın?
Gece zaten yolda yalnız yürümemeye çalışıyorum mümkün mertebe, korkuyorum ciddi anlamda ya.

7. En sevdiğin grubun konserindeyken solist seni sahneye davet edip istediğin şarkıyı söyleyebilirsin dese hangi şarkıyı söylerdin?
Mesela Eddie Vedder ile Black söylesem kötü mü olur? (çok iyi olmaz ama Eddie ile bad sesimle Ankaranın Bağlarını bile söylemeye varım)

8. Hiç arkadaşların tarafından yargılanıp dışlandın mı?
evet, hemde baya baya dışlandım, başkalarının hatta beni tanımayan insanların sözüne inanıp dışladılar kenafirler. ha şimdi hepsi sürünüyor orası ayrı tabiii :)

9. Yıl 1855. Nerede, ne yapıyor olmayı isterdin?

Amerika'dan İngiltere'ye gelen Londra sosyetelerinde boy gösteren Amerikan varislerinden olmak hiç fena değil aslında :)
 10. Hayatının geri kalanını Mars'ta yaşamak ister miydin? yaşamak istediğim yerlere gittim de Mars kaldı :) 

11. Yerinde olmak istediğin ünlü biri var mı? yok vallahi böyle iyiyim (aklına gelmedi)

 11 soru ise hiç aklıma gelmedi arkadaşlar.

 gel gelelim Melda'nın ikinci mimine. sevmediğimiz dizi karakterleri. öncelikle GOT ile başlayayım. Sansa Stark ve anası. allahım ne gerizekalı kadınlarsınız siz öyle. Eddark Stark'a yazık olmuş resmen. zaten o hatunu Misfits'de de sevmezdim. sonra tabii Coffri. piçliği tam manasıyla yapıyor mal.

sonra tabii True Blood'a geçip Sookie demesem ölürüm. tam bir öküz ya. ki kitaplardaki Sookie daha iyiymiş. ne kafaya Anna Paguin'i yapmışlar halen anlam veremiyorum. Yeşim ablaya benziyor diye seveyim dedim oda olmadı. hele cadılar sezonunda Eric'i mundar ettin ya kızım sen gözümde hiç yerin yok artık. Türk dizilerindeki uyuz hatun karakterleri bile bu kadınlar daha iyi. ayrıca sarı saçın yakıştığı dünyadaki en son insan sensin bacım.

yine bir vampir dizisi The Vampire Diaries Stephan. başından beridir sinir oluyorum adama ya. yüzünden tam kıroluk akıyor şıpır şıpır. orada Damon varken, Klaus varken senin işin ne?
aynı zamanda Nina Dobrev'i sevsem de Elena karakterine kılım. tam beyinsiz ya. hele kitapta daha kötü. ikide bir ölüyor. ve cadı kız Boonie. kitapta çok cool bir karakterken, dizide ezikler kraliçesi.

ve hususi olarak sinir olduğum ne oynasa sevmediğim oyuncu ise Phoebe Tonkin. kıza Vampir Akademisinde Rose'u oynayacak haberleri çıktığında bir sinir oldum ondan sonra toparlayamadık. hoş şimdi seçilen Rose'dan daha iyiymiş orası ayrı. ama onda da meyil vardı hani oynamak için. her oynadığı dizideki karakterlerde Rose havası gördük.

buda bu kadar arkadaşlar, yapmak isteyen varsa kapsın mimleri

4 Mar 2013

Kule Mimi




Elenda  beni mimlemiş. Konumuz "kitap kulesi mimi" Açıkçası bu mimi pek sevdim. Bu ara okuduklarım, okumayı planladıklarım ve baş ucu kitaplarımla bir kule oluşturdum. Elenda'ya teşekkür eder, ve yapmak isteyenlere paslarım.


25 Ara 2012

Wishlist Mimi.

Photobucket Sevgili Selin Wishlist mimi çıkardı ve çok iyi etti. Çünkü geçen bu sene istediğim birçok şey oldu. Artık daha inançlıyım bu listeye. Aslında çizim yapacaktım, hatta yaptım ama beğenmedim. Bende hem bir melek çalışması yapayım dedim.

Bu sene süper geçti (tahtalara vur) 2010 ve 2011 hayatımın en berbat seneleri olarak tarihe kazındılar. Ama bir sancı dönemiydi ve o dönemde yaşadığım o sıkıntılar beni büyüttü. Bu sene ise canım ne istiyorsa onu yaptım. Kime nasıl davranmak istiyorsam öyle davrandım, ne giymek istiyorsam onu giyindim, çeşit çeşit peruklar aldım bildiğiniz gibi insanlara aldırmadan taktım gezdim. Manson leslerimin korkunç olduğunu düşünenler umurumda bile olmadı mesela.

Geçen dilek listemde kilo vermek yoktu, ama ben bu sene resmen on kilo verdim. Hatta konuşmadığım bir komşum Melek ablaya "kız ne kadar değişti, acayip kilo verdi" falan demiş. O bile fark etmiş :)
Daha tabii bir 5-6 kilom var verilecek. Onları da vereyim diyorum bu sene. Bikini giyeceğim ya, lütfen ama

Bol bol kitap, kumaş, boya alayım demiştim. Almanın dibine vurdum ve bu senede aynı dileği tekrarlıyorum.

Prag dedim tabii. Gidemedim, benim yerime herkesler gitti bir ben kaldım. Gidene kadar her sene tekrar ısrarla yazacağım. Çok ama çok istiyorum gitmek.

Kendi küçük etkisi büyük mutluluklar demiştim, onları da bol yaşadım. Mesela annemle ve Zeyneple gittiğimiz hastahane'nin kantini çok güzeldi. Aşık olduk oraya. Marmaris çok güzeldi, o balkonu yaşamak bambaşkaydı.

Bütün Wicca ritüellerini yaptım bu sene, hiç boş geçirmedim, güzel sofralar kurup yedirdim, içirdim, keyif pezevenkliğinin dibine vurduk :)

Güzel filmler izledim, film klübümüz çok iyi oldu. Kitap Oburları olarak çok eğlendim. Ve son zamanlarda herkesle kitap konuşur oldum. Bu beni ihya ediyor.

Yine bir dolu çizimler yaptım. Yapacağım.

Ve bu sene geçen sene yine dilemeye korktuğum bir şey dileyeceğim. Geçen sene o kadar kırık hissediyordum ki kendimi aşk falan düşünecek halim kalmamıştı.
Bu sene ise aşk istiyorum artık. Yani isteğim, yargılamadan, sende şöylesin demeden sevecek biri. Sevgisini göstersin belli etsin. Beni acaba?lara mahkum etmesin. Açık olsun. Ne düşünüyor diye içimi çürütmeyeyim. Çünkü bunları yaşamaktan bıktım.
İlgi alanlarımız tutsun, kitap okusun, Tolkien'ci olsun, ben çılgınlık moduna girip konseptlerden konseptlere koşarken manyak mısın gözüyle bakmasın. Ebay'i talan ederken alışveriş triplerimin olgunlukla üstesinden gelebilsin. Fotoğraf çekmeyi becerebilsin. Karışık kaset yapsın bana bak o önemli! Walkman'im çalışıyor dinleyeceğim onu döndürüp döndürüp :) şimdi düşündüm de işime yarayan adam arıyorum ahahah
asfdfhfhfj şimdi okuyan sesli gülüyordur ama dilek işte. valla istiyorum :)

Birde en önemli dileğe geldik. Nolur Hobbit'in ikincisini film klübümüzle toplu olarak izleyelim kostümlerimizle. Nolur liste, nolur melekler. Onları görmeyi çok istiyorum. Lütfen bize bir torpil geçin ;)

Bu mimi ise PelinPembesi'ne paslıyorum.


Photobucket

Herkesin dilekleri fazla fazla olsun efenim ^^


6 Ara 2011

Çok yönlü blogger ödülü

Çok yönlü blogger ödülü gelmiş canım Mia Wallace'den

Ödül Kuralları:


1- Ödülü bize veren kişiye teşekkür ediyoruz ve blogunun linkini veriyoruz:
Teşekkür ederim Mia'cığım, vallahi bende senin bloğu pek seviyorum. Linki Mia Wallace


2- Hakkımızda 7 gerçek paylaşıyoruz

Aslında bunu yazayım ki, önüne gelen bana laf sokmak istediği zaman bunları söylüyor.

1. Kısa boyluyum evet. Küçücük bir kızım. Aslında sülün gibi de olmak istemezdim. Tamam belki bir 5 cm uzun olsam daha iyi olurdu ama olmamış ne yapayım. Sütten nefret etmenin getirisi, siz yapmayın genşler :) Birisi bana laf sokmak istediğinde "sen kesin kısa boylu, şişman klasik türk kızısındır" diyor. Diyet yapıyorum, zaten çok da kilom yok. Ama ellerimden ayaklarımdan tutup çekmediğiniz müddetçe boyumun uzaması için bir halt yapamam dimi :)))
Hem zaten çok güzel olmak gibi bir kaidem de yok. Olduğum bana yetiyor.

2. Çizim için eğitim almadım. İstedim evet ama sınavları kazanamadım. O yüzden bırakmıştım zaten çizmeyi. Ne işime yarıyor ki diye düşünüyordum. Sonra bu bloğda tıkandığım, yazamadığım bir zamanda tekrar çizmeye başladım. Şimdi ise kendi kıyafetlerimi tasarlamak, içimden geçenleri anlatmak, sevdiğim kitap karakterlerini, müzisyenleri çizmek hayatımda en zevk veren şey. Bloğun bana en büyük getirisi bu oldu.

3. Müziksiz yaşayamam. Mutlaka yanımda bir şey çalacak.

4. Bana sürekli "hadi şunu yapalım, görüşelim!" diye üstüme üstüme gelen insanlardan direkt olarak uzaklaşırım. Sinir oluyorum ya öylelerine. Nereden bu samimiyet? Nette konuştuğum insanlarla çok çok samimi olmalıyım ki, görüşeyim. İki twitterdan muhabbet edince çok yakın olduğumuzu sananlardan sıkıldım. En komik tarafı da naz yapıyorum sanmaları. Yürü git ya ne naz yapıyorum ne bir şey, istemiyorum seni oldu mu?

5. Eski kafalıyım. Yani uçuk kıyafetler giyebilirim, saçlarımı renkten renge sokabilirim. Ama hayata bakış tarzım çok antika. Eskisi gibi yaşayan insanları seviyorum. Şimdiki ucuz muhabbetlerden, saçma salak ilişkilerden kaçıyorum. Jane Austen, Charlotte Bronte, Elizabeth Gaskell, Cahit Uçuk kafasındanım. Evet inanıyorum bir gün benim gibi eski kafalı birini bulacağım.

6. Milletin "Cosplay" diye baktıkları kıyafetleri normalde giymeyi seviyorum. Mesela şimdi medieval tarzı bir elbise dikeceğim. Annem Merlin'den, LOTR'dan fırlamış gibi olacaksın diyor. Oda alıştı bana, fikrimi anlatınca "hadi git al kumaş, yap" diyor :)

7. Milletin "entel" farz ettiği ve ortamlarda ağzını büze büze fikir teatisi yaptığı filmlerde uyuyorum. Maalesef ki bir türlü adam akıllı izleyemedim.


3- Sevdiğiniz 10 blogçuya bu ödülü verin ve verdiğinizi de haber verin:

Öncelikle yeni tanıdığım ama tarzına bayıldığım blogger Valkiye vermek istiyorum ödülümü

Ve harika bir anne, blog sahibesi kendisi, hele o sofraları çok güzeldir Pelin Pembesinin

KremalıKahve'nin kahve kupalarıyla bezeli yeni bloğu Kahve Kupası(benim kupam da var orada:)


Güzel yazılarıyla Aslısın

Yine yeni keşfettiğim bir blogger kendisi, ama çok sevdim ben onu Güngör/Renkli Kitap

Benim her böyle listelemede asım, dünyada yaşayan elf kızlarından Finduilas

Çok yetenekli kendisi, güzel şeyler yapıyor, yaratıyor Elifinelizi

Oda yetenekli, blogdaki videolarının hastasıyım asıl :)Larien Beyinütüleyen

Son postundan da anlaşılacağı gibi yetenekli güzel birisin Aphraell

Secret Garden ve kore dizileri seviyor, aynı zamanda bende yazılarını okumayı seviyorum. Mathilde Tahon



Benim ödüllerim bu kadar şekerler, görüşürüz.

15 Kas 2011

Mim 'Ruhunuz hangi renk?'





Mim geldi sevgili Eva'dan.
Konu ise;
1- Ruhunuz hangi renk?
2- İzlediğiniz blogçular sizce hangi renk?

Öncelikle renkleri ve anlamlarını veriyim :

Beyaz: Temizlik, saflık ve güven hissi verir. Hüzünlendirir.
Siyah: Konsantrasyonu ve özgüveni artırır. Çoğu ülkede matemi temsil eder.
Mavi: Özgürlük hissi verir ve sakinleştirir.
Yeşil: Dinlendirir ve huzur verir.
Kırmızı: Tansiyonu ve kan akışını hızlandırır. İştah açar.
Sarı: İnsana heyecan ve canlılık verir. Dikkat çekicidir.
Mor: Bilinçaltını olumsuz etkiletebilir.
Pembe: Neşe, güven ve rahatlık verir.
Turuncu: İştah açar, yorgunluğu giderir.
Lacivert: Düşünce gücünü arttır, ciddiyet verir.
Kahverengi: Toplum içinde rahatlık ve güven verir.
Gri: Alçakgönüllüğü ve dengeyi ifade eder.



Benim rengim siyah kesinlikle. Kıyafette vazgeçemiyorum özellikle. Büyüyünce geçer bu siyah sevdası, büyüdüm halen devam ediyor. Bazen de biraz mor, biraz mavi. En sevdiğim renkler zaten.

Bütün renkleri yapmayacağım en sevdiğim renkleri, sevdiğim blogcular olarak görüyorum.

Siyah; Amaltheian, siyah çok yakışıyor bacıma :)
Lacivert; Sweet Leaf, pek düşüncelidir severim kendisini pek çok.
Beyaz ; Mrs. Baros, bu renk geldi aklıma Baros'u düşününce, birde beyaz kaplanlar :)
Kırmızı; Finduilas, en güzel kızıllardan kendisi.
Mavi;Elifinelizi bloğunun cıvıl cıvıllığı ve yaratıcılığı bana maviyi hatırlatıyor.
Mor; Mia Wallace ,her ne kadar olumsuz şeyler yazılmışsa da mor iyidir. Mia harikadır.

Bu hafta sonu güzel şeyler yaptık ve ben sonunda Polisan Kuru Kalemlerime kavuştum! Polisaan duy beni, daha çok yolla bana :)
Ve çok güzel bir defter aldım.
Aynı zamanda bu botları, güzellikleri buldum. Görünce kalbim çarptı. Yıllardır kovboy çizmesi arıyordum, istediğim gibi bulamamıştım. Bu hem kovboy havasında, hemde motorcu çizmesi modunda. Aşık oldum resmen. Çok da rahat.

4 Eki 2011

Lüküs Hayat! (mim)

Mia Wallace'dan mim geldiii.

Ben "hayattaki en büyük lüksleriniz" olanını seçiyorum! :)

Başta ayakkabı. Çok seviyorum ayakkabı alış-verişlerini lakin öyle gözüme her çarpanı alan bilinçsiz tüketici de değilim. Yani aldığım şeyi tepe tepe giymeliyim. Ve iyi bir yerden almaya artık özen gösteriyorum.

Sonra her kız gibi makyaj malzemesi geliyor. Marka takıntım yok, çünkü anladım ki çok ucuz markalardan harikalar çıkıyormuş (bknz. Catherine Arley pudra)
Ama mesela takma kirpik ve eyelinera dünyanın parasını verebilirim hiç acımam.

Ayriyeten Peruklar en baş sevdiklerim, beni bir perukçuya bırakın hatta unutun saatlerce takılı kalırım. Peruklara ve saç aksesuarları da benim en sevdiğim lükslerimden.

Kumaşlar...
Kumaşçılara gideyim renk renk çeşit çeşit kumaşları yükleneyim. Deri kumaşlar satan o amcaya gideyim. Ve sonra onları dikmeye girişeyim. Bayılırım bunlara.

Birde lüks ve şık yerleri seviyorum herkes gibi. Ama parası bol, içi boş oteller değil dediğim. Butik otellerin çok havalı, şık, hezih olanları var. Onlar işte. Ben 5 yıldızlık görülen, ruhsuz işletmeleri sevemiyorum bir türlü.

Benim lükslerim bunlar.

Şimdi mimlediklerim ; Aphraell, Elifinelizi, Pelin Pembesi, Stubborn ve yapmak isteyen herkes.

5 Eyl 2011

Mim [Blogger'da Ne Eksik?]



Mia Wallace'den mim gelmişti geçen. Dün Yemekler ve Müziklere post girerken akılma geldi.

Mimin konusu blogger da ihtiyaç duyulan, olmayan, yada eksik olan şeylermiş.
Şikayet gibi yani, bloggerı bloggera şikayet ediyoruz :)

Benim şikayetlerim;

*Öncelikle müzik olacak. Buraya bir müzik ekleme olayı yapamadılar gitti yıllardır. Upload etme yani. O iş olsa en çok sevindirik olacak kişi benim galiba.

*Sonra fotoğraf eklemek zor oluyor. O işe de el at blogger ya.

* Temalar halen çok basit geliyor bana. Onca yıl geçti, halen aynı tarz temalar, templateler.

* Yazıları renklendirme konusu var birde, o iş de çok yaş.

*En sinir olduğum şey ise takipte olduğumuz blogları takipten çıkarmak. Zaten 300 blog takip edebiliyoruz, o kota dolunca mecburen bazılarını elemek gerekiyor, lakin o iş baya zahmetli.

Ben bu mimi yapmak isteyen herkese yolluyorum, buradan gören yorum atan mimlensin! Çok kişi yazsın, alın anacım benden mimi.

22 Ağu 2011

Blogger N'lerini seçiyor!




Kendimi çizemiyorum, onu iyice anladım. Hep bir acayip oluyorum çizimlerimde.

Neyse geçelim Blogger'ın EN'lerine. Sağ olsunlar Mrs.Baros
"en meraklı" ve Finduilas "en yetenekli" kategorilerine layık görmüşler, çok mutlu oldum. Rafların Arasından'ı da seçen seçene o daha bir mutluluk verdi. Olay şu;

Yazının başlığı Blogger N'lerini seçiyor ! "şeklinde olmalı.. Bir bütün halinde ilerlemeliyiz. Her kategori için en fazla 3 kişi yazabilirsiniz.. (Sadece bir kategori için 5 tane yazma hakkınız var. Çoğumuzun blog açmasına sebep olan şey, kendimizi anlatmak.) Ekstradan 1 kategori daha ekleyip, seçiminizi yapabilirsiniz. Aynı kişiyi birden fazla kategoriye yazabilirsiniz. Mim yazılarınız kesinlikle okunacaktır. Yazılarınız okunduğuna dair yorum bırakılacaktır. Bir gün içerisinde yazılarınıza yorum gelmezse mail atarak haber verirseniz en doğru sonucu elde etmiş oluruz. Kurallar için ayrıntılı bilgi için - birinceses@gmail.com


Neyse gel gelelim benim "En'lerime"


En iyi tasarıma sahip blogger: Hesionka


En güncel blogger: Cineshoot,ve Kediler ve Kitaplar


En çok gezen blogger:Hippilazman , Noni

En çok bilgilendiren blogger: Avrupa Sineması, Cafe Fernando


En çok eleştiren blogger: Her Boku Bilen Adam


En çok kendini anlatan blogger: Mia Vallace, Leah, Amsterdam'dan Kartpostallar, Aslısın


En akıcı yazan blogger: Glamdring, Sweetie Leaf , Mrs. Baros , Amaltheian


En eğlendiren blogger: Atgötten, Siminya , Finduilas

En aşık blogger: Yolun Neresindeyim


En meraklı blogger: Okuyan Kedi

En Yaratıcı blogger; Lacheen ,



20 Ara 2010

Mim




Sweetie Leaf beni mimlemişti. Ama ben kaç zamandır aklımda evet diyip, unutuyordum.

Konu kütüphaneden bir rastgele kitap seçip, 55. sayfayı açıp oradan bir paragraf seçiyorsunuz.

Benimde elim Eileen Caddy'nin "İçimizdeki Kapıları Açmak" kitabına gitti. Önce kitabı anlatayım, konu yok yani, 365 gün için yazılar var. Her sayfa başka bir gün. Kişisel gelişim kitabı aslında. Ama şöyle diyim ben, ne zaman moralim bozuk olsa o kitaptan rastgele bir sayfa açsam resmen o geçirdiğim günü anlatan bir yazı çıkar. Acayip bir şey yahu.

Neyse açtım 55. sayfayı ve şok oldum çünkü doğum günüm çıktı.

"Hiç bir şeye sıradan gözüyle bakma, kıymet bilmezlik etme, çünkü sen böyle yaptığında yaşamın içindeki parıltıyı yok edersin."

Evet yine aynı şey oldu! Bu aralar hep her şeye, herkes'e sıradan gözüyle bakıyorum. İnsanlar birbirinin aynısıdırlar diyorum. Bakın parıltıyı da yok ediyormuşum böyle yapa yapa.

Bu mimi Stubborna ve Ayşegüle yollayım.

Bu arada fotoğraf koyla alakasız değil, kahve içiyorum ve çizim yapıyorum ondan şeettim :)


30 Kas 2009

Mim/ KSELETON

Finduilas bacımın yolladığı bir mim vardı lakin bi fısat bulup yapamadım kısmet bugüneymiş...

Konu olarak;
''Bir şiir sitesinde daha evvel çok da aşina olmadığımız bir şairi seçiyoruz ve karşımıza çıkan şiir adlarından birine tıklayıp, şiiri paylaşıyoruz, istersek birkaç cümle sarfediyoruz şiir hakkında...'' demişler...

Lakin ruhdurumum beni Umut Taydaş'a götürdü maalesefkii...


KSELETON


"aşkın karın doyurduğu günlere..."

11 Eki 2009

Mim;10 Yıl Sonraki Syco



Mrs.Barosmimlemişti beni başlayalım bakalım...

Mim 10 sene sonra kendinizi,nerede nasıl görüyorsunuz??Hayaliniz nedir?

Şimdi 25 yaşında olduğuma göre 10 sene sonra 30larımın tam ortasında ikamet ediyor olacağım,ahaha ne zekiyim demi:))

35 yaşımda güçlü,topuklu ayakkabıyla sek sek sekebilen,havalı,Syco'nun biraz daha gelişmiş serpilmiş versiyonunu isterim...Zaten minyon olduğum için direk 25 göstercem nihoho:))

Ayriyetten Darcy'i istiyorum ben...Onunla bir hayat istiyorum...Çok klasik evet ama onunla aynı evde olmak istiyorum,ona yemek yapmak istiyorum,beraber film izlemek,saçmalamak,huysuzluklarına he he demek istiyorum...Geçen superkahraman arkadaşım başka yokmu hayalin dedi yok dedim...

Ayriyetten avrupayı(özellikle Prag'ı)gezmek istiyorum...

Vee Missipipi'yi yapmamışsa Hesionka'yı mimliyorum;)